Bildiri - Berlin Teknik Üniversitesi'ne (TU Berlin) Başbakan Binali Yıldırım'ın fahri doktorluk ünvanın iptali çağrısı

Bu çağrı ile Türkiye'deki otoriter rejime itirazımızı ifade ediyor ve baskı gören meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu gösteriyoruz. Binali Yıldırım'a sunulan fahri doktorluk ünvanın geri çekilmesini talep ediyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en yakın işbirlikçisi Yıldırım Türkiye'deki otoriter yeniden yapılanmadan ve Güneydoğu'daki Kürt bölgelerinde süren savaşın keskinleşmesinden doğrudan sorumludur. Fahri doktorluk ünvanı öncelikle belli bir uzmanlık alanındaki yetkinliği ve dolayısıyla öne çıkan bilimsel başarıyı onurlandırılmayı amaçlar. Aynı zamanda bu ünvanın takdimi sözkonusu biliminsan(lar)ı ile dayanışmayı gösterir. TU Berlin'e ve diğer üniversitelere mensup biliminsanları olarak bizler Türkiye Başbakan'ı ve AKP Genel Başkan'ı Binali Yıldırım'la böyle bir dayanışmayı açıkça reddediyoruz.

Şu ana kadar 6.000'den fazla akademisyen açığa alındı ya da üniversiteler ile ilişkileri kesildi, 40.000 kadar öğretmen işten çıkarıldı. Yıldırım, her türlü eleştirel görüşün baskı altına alınması, medyanın tektipleştirilmesi ve bir çok basın kuruluşunun kapatılıp, sayısız gazetecinin tutuklanması, birçok muhalif politikacının gözaltına alınması ya da haklarında soruşturulma açılmasından bizzat mesuldür. Sayısız akademisyenin soruşturma ve baskılara maruz kalmasından, yüksek öğretim kurumlarının siyasi iradenin güdümüne girmesinden doğrudan sorumlu biri, fahri onur ünvanına sahip olmamalı.

TU'dan yapılan resmi açıklamada Yıldırım'ın „eğitim, bilim, bilgi ve iletişim teknolojileri araştırmaları ve yayımı" konusundaki katkıları öne çıkarılmakta. 7 Aralık 2011 tarihinde özellikle iletişim teknolojileri alanındaki başarıları vesilesiyle onur ünvanına layık görülmesi de ayrıca absürd. Inanılmaz Üstelik 2013 yılındaki Gezi Parkı protestolarından bu yana kademeli olarak artan internetin denetlenmesi ve internete erişimin kısıtlanması kendisinin döneminde gerçekleşmişken.

Buna son zamanlarda sosyal medya, VPN ya da TOR gibi cloud servisleri ve anonim ağların düzenli olarak bloke edilmesine eklendi. Internet bağımsızlığı ve serbest erişimin genişletilmesinden yana olmaktansa, Başbakan bugün devlet tarafından kontrol edilen, ifade özgürlüğünün olmadığı bir interneti savunuyor. İdam cezasının yeniden uygulanılmasına dair kendisinin başlattığı tartışma ise, demokratik ve hoşgörülü bir yüksek öğretimin temel prensiplerine tümüyle aykırı.

Türkiye, Başkanlık sistemine dayalı otoriter bir diktatörlüğe dönüşme sürecinde.

Bu noktada bizler, gösterişin ötesinde gerçek siyasal yaptırımlar gerektiği kanısındayız. Türkiye'de birçok bilimsel projenin kooperasyon ortakları olarak kendimizi sorumlu hissediyoruz. Tasfiyeler ve kısıtlamalarla mağdur edilen meslektaşlarımıza karşı hissettiğimiz bu sorumluluktan dolayı, baskı rejiminin sorumlusu Başbakan Yıldırım'ın hala fahri onurla taçlandırılmasını kabullenemeyiz. Bağımsız bilim demokratik bir ortama ihtiyaç duyar, ne yazık ki Türkiye'de böyle bir ortamdan bahsetmek imkansız. TU Berlin biliminsanlarının bağımsızlığını açıkça tanımalı ve bunu desteklemeli. Bizler, TU'nun fahri ünvan sahibi şahsın politikaları karşısında net bir tutum sergilemesini, verilen ünvanın geri çekilmesi ile de Türkiye hükümetinin otoriter ve baskı politikalarından mağdur olanların yanında yer almasını talep ediyoruz.

Katılım için lütfen tarihine kadar ehrendoktorwuerde@asta.tu-berlin.de email gönderin.